Multimedia ( Görüntülü )
Multimedia ( Sesli )
Anket
Radyomuzda En Fazla Ne Olmasını İstersiniz.?..
Sohbet
İlahi
Ezgi
Yayıncı (dj)

 
Çoban Ve Ağaç
 
 
Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak:

28-06-2014



   "Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık". Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. 

   Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur'an'ını okumaya koyulurdu. 

   Çoban, bu ağacı yirmi yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanını kullanırdı. Elma ağacının kökleri belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamıştı. 

   Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından şöyle bir uzandı mı, en güzel elmayı "şıp" diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınki ise bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yine de yavrusu değil miydi? Onu bir evlad sevgisiyle okşarken; "Ver yavrum, derdi, gönder bakalım bugünkü kısmetimi".

   Ve bir elma düşerdi, hiç nazlanmadan, yıllar boyu hiçbir gün aksamadan... 

   Köylüler, uzaktan uzağa gözledikleri bu hadiseyi birbirlerine anlatıp yaşlı çobanın velî bir zât olduğunu söylerlerdi. 

   Yaşlı adam, ağacın altında dinlenip namazını kıldığı bir gün, yine elmasını istedi. Ancak dallar dolu olmasına rağmen nedense bir şey düşmemişti. Sonra bir daha, bir daha tekrarladı isteğini... 

   Beklediği şey bir türlü gelmiyordu. Gözyaşları, yeni doğmuş kuzuların tüylerini andıran beyaz sakalını ıslatırken, ağacın altından uzaklaşıp koyunların arasına attı kendini. Yavrusu, meyve verdiği günden bu yana ilk defa reddediyordu onu. İhtiyar çobanın beli her zamankinden fazla bükülmüş, güçsüz bacakları da vücudunu taşıyamaz olmuştu. 

   Hayvanlarını usulca toplayıp köye doğru yöneldiğinde, aşağıdaki caminin her zamankinden daha nurlu minarelerinden yankılanan ezan sesiyle irkildi birden... 

   Yeniden doğmuştu sanki çoban. Bir şey hatırlamıştı. Çocuklar gibi sevinerek ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken; "Canım" dedi, hıçkırıp ağlayarak, "Benim güzel evladım, mis kokulum. Şu unutkan ihtiyarı üzmeden önce neden söylemedin, bugün Ramazan'ın ilk günü olduğunu?"

 

Bu yazi 902 defa okunmustur...

KATEGORİDEKİ DİĞERLERİ

29-01-2015 - 10:45       Çatlak Kova

03-07-2014 - 14:59       Önemli Olan Vermektir

- 14:55       Bir Bebeğin Yarım Kalmış Günlüğünden

28-06-2014 - 00:18       Çoban Ve Ağaç
Arama
Üye Giriş / Kayıt
Kullanıcı Adı
Şifre
 
Kayıt Ol Şifremi Unuttum
YAZILAR
Hava Durumu
NIGDE
İstatistikler
Tekil (Bugün 2424
Toplam 3506266
En Fazla 8421
Ortalama 2036
Üye Sayısı 675
Bugün Üye Olan 0


islami sohbetCanli ilahi Radyonuz | Radyo islam |

24 Saat Canli ilahi Radyo İslam Tüm Hakları Saklıdır Tasarım & Yazılım : Network : Bu site Bir Gurbetci Organizasyon Kurulusudur.